T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
İSTANBUL / FATİH - İstanbul Lisesi

LABİRENT

 

Sabır, sıkıntılar karşısında dayanabilmek, metanet gösterebilmektir. Zaman iyi ve kolay yönleriyle karşımıza çıktığı gibi simsiyah yüzüyle de karşımıza dikilebilir hiç beklemediğimiz bir anda. Böyle zamanlarda soğukkanlı ve güçlü durabilmektir sabır. Sabır, paniğe kapılmadan bir çare aramak ya da dayanabilmektir.

 

“Sabır acı, meyvesi tatlıdır” derler. Gerçekten de öyledir. Bazen yaşadıklarımız ağır gelir. Bazen çok çabuk öfkelenir, patlayacak yer arar ve belki de en yakınlarımıza, en sevdiklerimize patlarız. Ancak bu anlık tepkiler çoğu zaman bize faydadan çok zarar getirir. Sabır gerektiren çok şeyle karşılaşırız bu hayatta, acı ya da tatlı sürprizlerini bizden esirgemeyen bu misafirlikte. Bazen birkaç dakika öncesine kadar gülüp eğlendiğiniz insanın ölümüne şahit olursunuz. Bazen tam işler yolunda giderken bir de bakarsınız ki işsiz kalmışsınızdır. Daha bir sürü olumsuzluk bize ne zaman kendini gösterir bilemeyiz. Rüzgâr her zaman bizden yana esmiyor maalesef. Birden bire ters bir rüzgâr neyimiz var neyimiz yok yerle bir edebilir. Tam da hayatınızın, işlerinizin yolunda gittiği zamanda, ilişkilerinizin istediğiniz gibi gittiği anlarda çıkan en ufak bir pürüz, bütün güzel düşüncelerinizi alt üst edebilir. Böylesi anlarda isyan edip, hayata küsmek kendimize zarar vermenin ötesinde hiçbir fayda sağlamaz bizlere. Karanlığı aşmak için çaba göstermek yerine bir de gözlerini bağlamak gibidir hayatın sıkıntıları karşısında hayata küsüp köşeye çekilmek. Büyükler “Sabrın sonu selamettir.” demişler. Sabır, sonunda bu dayanabilme gücü karşısında bize hak ettiğimiz çıkış yolunu gösterecektir. Aslında başımıza gelen kötü sürprizi bir labirente, sabırı da doğru çıkış yoluna benzetebiliriz. Sabırla, doğru yoldan gittiğimiz zaman, labirentten çıkmış, sonunda bizi bekleyen ferahlığı da yakalamış oluruz.

 

 Bazen de sabır göstermek için kötü bir durumla karşılaşmanız gerekmeyebilir. Belki baş belası bir kardeşiniz vardır. O büyürken, size çok büyük bir pay düşer. Ya da yeni doğan bir yavrunuz olmuştur. O büyürken, yemek yedirmekle, altını değiştirmekle, uyutmakla uğraşırken bir bakarsınız siz uyumamışsınız, siz yemek yememişsiniz. Ancak annelik ya da babalık hissi, bebeğinizi büyütmek için gereken sabrı size verecektir. Ve o duygu, en azından duyduğuma göre, her şeye dayanmanızı sağlayan dünyanın en güzel hissidir.

 Dünyaya gelmek, hepimiz için iyi ya da kötü yüzlerce olayın başımıza gelebileceğini kabul etmektir. Bunlardan bazılarını biz isteyebiliriz ama bazılarında ise bize tercih hakkı sunulmayabilir. Yani bazı olayları yaşamak ya da yaşamamak bizim elimizde değildir. Ancak bu olayların etkisinden kurtulmak ya da karanlığa kendimizi kapatmak bizim elimizdedir. Bu yüzden bu zorlu yolculukta en büyük arkadaşımızın sabır olduğunu unutmayın. Sabretme gücünün, en ufak şeyde yılmadan, sabredip, çalışıp, uğraşıp iyi şeyler elde etmenin sadece ama sadece kendi elimizde olduğunu da unutmayın.

 

 

Ayşenur ÖZCAN

 

170   9-E

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 02.07.2013 - Güncelleme: 17.10.2017 15:29 - Görüntülenme: 2737
  Beğen | 0  kişi beğendi