T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
İSTANBUL / FATİH - İstanbul Lisesi

Sarı Siyah´ın anlamı

  

 3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Balkan Savaşı’nın hemen ardından Birinci Dünya Savaşı başlayınca Karaköy’de bulunan Saint Benoit Lisesi’ne hükümet el koyar ve okul binası İstanbul Sultanisi’ne tahsis edilir.

 

1918 yılına kadar bu binada eğitimine devam eden okulun bir bölümü savaş yıllarında hastane olarak kullanıldığından duvarlar zamanın hastane rengi olan sarıya boyanır.

 

1915 yılında Çanakkale Savaşı’nın başlamasıyla 50 İstanbul Sultanisi öğrencisi, vatanlarını savunmak için gönüllü olarak savaşa katılırlar. Ancak 18 Mayıs’ı 19 Mayısa bağlayan gece saat 03.30 da, II. Tümene bağlı öğrencilerin hepsi Kabatepe’de şehit düşerler. Öğrencilerin şehit olduğu haberi okula ulaşınca, okul koyu bir yas havasına bürünür.

 

Geride kalan öğrenciler matemlerini dile getirmek için şehit arkadaş ve ağabeylerinin anısına pencere pervazlarını ve kapıları siyaha boyarlar. Okulun renklerin böylece sarı – siyah olarak benimsenir. Bu iki renk, o tarihten bugüne kadar dayanışma ve beraberliğin simgesi olacaktır.

 

Atatürk’ün “Biz Çanakkale’de bir Darülfünun gömdük!” sözü, ülkelerini savunmak uğruna şehit düşen okumuş nesillerin kaybının memleket için ne denli mühim olduğundan ve zaferin ne büyük bir fedakarlık sonucu elde edildiğinin bir kanıtıdır.

 

SARI-SİYAH´IN BÜYÜSÜ   

 

         Renklerin ruhu var mıdır? Renkler insanı büyüler mi? Renkler insanı birbirine bağlar mı? Renkler tutku derecesinde sevilir mi? Renkler uğruna insanlar fedakârlık yapar mı?

         Bu sorulara verilecek cevap, eğer renklerin kişilerin ve kurumların hayatında önemli bir yeri ve ulvi bir hatırası varsa, “EVET”tir. O zaman bu renkler anlam kazanır, ruh kazanır, aidiyet kazanır, tutku derecesinde sevilir, büyüler.

         İşte 127 yıllık onurlu bir tarihe sahip olan İstanbul (Erkek) Lisesi’nin renkleri SARI-SİYAH da bu özelliklere sahiptir. Acı, fakat gurur verici tarihi hatıraların armağanıdır. Anlamı derin, ruhu yücedir. Câmiamızı bütünüyle kuşatan, sarıp sarmalayan, çekip çeviren renklerdir SARI-SİYAH …

         SARI-SİYAH, ruhumuzun ifadesidir. Sarı-Siyah’ta İstanbul (Erkek) Liselilerin vatan ve millet sevgisi, özgürlük ve bağımsızlık tutkusu vardır. Bize kimliğimizi kazandıran ulusal değerliğimize bağlılığımızın kanıtıdır Sarı-Siyah… Bu renklerde, silaha, ateşe, baruta, ölüme, meydan okuma vardır. Çanakkale’yi geçilmez kılan aziz şehitlerimizin hatıraları, Sakarya’nın çocuklarının öyküsü vardır.

         SARI-SİYAH, Atatürk sevgisinin, onun ilke ve devrimlerine tutkunun renkleridir. Türkiye Cumhuriyeti devletini sonsuza dek yaşatma azim ve kararlılığı vardır bu renklerde. Ayyıldızlı bayrağımızı özgür ve bağımsız Türkiye’nin semalarında nazlı nazlı dalgalandırma inancı vardır Sarı-Siyah’ta…

         SARI-SİYAH, çağdaşlıktır, evrenselliktir. Atatürk’ün en güzel örneklerini sunduğu çağdaş yaşamı bütün topluma benimsetmenin uğraşı vardır. Ulu Önder’in Türkiye’yi çağdaş uygarlığın üzerine taşıma ülküsünün ateşi yanar Sarı-Siyah’ın ruhunda. Küreselleşen dünya ile iletişim kurabilen, ulusal kültürle evrensel kültürü birlikte özümseyen, donanımlı, çağdaş ve önder Türk insanı yetiştiren bir kaynaktır sarı-siyah …

         SARI-SİYAH, barıştır, sevgidir, saygıdır, hoşgörüdür. Dostluktur,  arkadaşlıktır, kardeşliktir. Birliktir, beraberliktir, bütünlüktür. Yardımlaşmadır, dayanışmadır, bölüşmedir. Câmianın, ulusun ve insanlık âleminin mutluluğu, huzuru ve refahı için çalışmaktır.

         Bu kadar anlam derinliği olan renklerin, tabii ki büyüsü de vardır, tutkusu da, coşkusu da. O öyle bir sevgi ve tutkudur ki, bir defa çemberi içine aldımı bir daha dışına çıkılması mümkün değildir. Sarı-Siyah’ın etki alanına girenin bir daha oradan uzaklaşma, şansı yoktur.

         SARI-SİYAH’ın ruhlarımızda oluşturduğu sinerji, SARI-SİYAH KARDEŞLİĞİ’ni doğurur ve o bağ ölünceye kadar bir daha kopmaz. SARI-SİYAHLI olmanın, hem bir onuru ve gururu, hem de sorumlulukları ve yükümlülükleri vardır.

         SARI-SİYAHLI OLMAK kolay iş değildir. Zor ve meşakkatli bir yolun yolcusudur. Sarı-Siyahlılar… Önce hayatının en renkli ve en güzel anlarını yaşatan, karakterinin ana çizgilerini oluşturan, birikiminin temelini oluşturan kurumuna (İstanbul Erkek Lisesi’ne) sahip çıkar Sarı-Siyahlılar… Sonra sosyal sorumluluklarının bir gereği olarak toplumsal sorunlara sahip çıkar, işinde en başarılı olup, câmiasına sahip çıkar. Devlet hayatında, iş hayatında lider olup ülkesinin bayrağını en yükseğe dikmenin çabası içinde koşturur Sarı-Siyahlı…

         Ne mutlu SARI-SİYAH’a gönül verenlere, ne mutlu bu renklere lâyıkınca hizmet edenlere… Unutmayalım ki, SARI-SİYAHLI olmak bir ayrıcalıktır.

 

 

 

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 07.12.2012 - Güncelleme: 09.10.2017 17:08 - Görüntülenme: 9887
  Beğen | 5  kişi beğendi